Karadeniz üniversitesi kestane balı ve ciçek balı arasındakı fark araştırması. :
Kestane ve Çiçek Ballarının Antioksidan ve Antimikrobiyal Yönden Karşılaştırılması Sevgi KOLAYLI, Murat KÜÇÜK, Esra ULUSOY, Ali Osman SARIKAYA, Şengül KARAOĞLU, Celal DURAN, Karadeniz Teknik Üniversite , Fen- Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Trabzon
Özet : Bu çalışmada üç farklı bitki florasına ait balın antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri incelendi.Kestane balları ve çiçek balları2005 yazında direkt olarak üreticiden toplandı. Çalışmada antioksidan aktivite iki değişik yöntemegöre incelendi ve en yüksek polifenolik madde içeriğine ve buna paralel olara antioksidan aktiviteye sahip balın kestane balı olduğu tespit edildi.
Genel Bilgi :
Bal, bal arıları (Apis mellifera) tarafından çeşitli çiçek, yaprak ve ağaçlardan toplanan nektarlardan üretilen tatlı bir besin maddesidir. Çok eski çağlardan günümüze kadar pek çok derde deva olduğunainanılmakla birlikte yapılan epidemiyolojik ve deneysel çalışmalarda sindirim sistemi bozukluklarına, yaralara, kalp-damar hastalıklarına,solunum sistemi hastalıklarına ve yaşlanmaya iyi geldiği gösterilmiştir.Ülkemizde üretilen başlıca bal çeşitleri :Çam, kestane, geven, ıhlamur, pamuk, ayçiçeği, akasya, yonca, kavun, karahindiba, böğürtlen, meşe, ladin, ökaliptus ve muhtelif çiçek ballarıdır. Bileşimi, toplandığı bitki florasına, iklime ve coğrafi özelliklere ve arının cinsine bağlı olarak değişmekle birlikte % 15-20 su,% 70-75 şeker (%31 glukoz, % 38 fruktoz, galaktoz, riboz, arabinoz, sorbitol), % 1mineraller ((Na, K, Mg, Ca, Fe, Cu, Zn, Se, Mn, I, F) ve %1-2 diğer organik bileşikler (fenolik asitler, flavanoller, vitaminler, karotenoidler, enzimler vs.) Serbest radikaller bir veya daha fazla ortaklanmamış elektron içeren atom veya moleküller olarak tanımlanırlar. Serbest radikallerin başlıca oluşma nedenleri başta enerji metabolizması gereği oksijenin kullanımı sırasında eksik indirgenmesi sırasında oluşumu ve bunun yanında çeşitli çevresel faktörlerin; UV ışık, radyasyon, sigara, virüsler, ozon, sanayi atıkları, otomobil egzoz gazları, ağır metaller, kirli su. (Süperoksit (O2·-), hidrojen peroksit (H2O2), hidroksil (OH·-), peroksil (ROO·-) gibi oksijen içeren serbest oksijen radikalleri (SOR) kararsız yapıdaolup kolayca reaksiyon verebilen bileşiklerdir. Bugün radikallerin pek çok hücrede moleküler değişimlere ve genmutasyonlarına yol açtığı artık iyi bilinmekte olup yaşlanma, hücresel hasar ve doku yıkımında rol aldığı kabul edilmektedir.Antioksidanlar, düşük konsantrasyonlarda organik bileşiklerin serbest radikal mekanizmalı oksidas-yonunu engelleyen veya önleyen bileşiklerdir. Doğal antioksidanların büyük çoğunluğu bitkisel kaynaklı olup bunlar askorbik asit (C vitamini), α-tokoferol ( E Vit), karatenoidler (A vit), çeşitli fenolik yapıya sahip polifenollerve flavonoidler halinde bitkiler tarafından sentezlenirler.Yapılan epidemiolojik çalışmalarda doğal ürünler ile beslenen kimselerin kanser başta olmak üzere pek çok kalp-damar hastalıklarının oluşması önlediği gibi yaşlanmayı geciktirdiği bildirilmektedir.
Son yıllarda biyolojik sistemlerdeki antioksidan kapasitenin ölçümü üzerine yapılan çalışmalar oldukça gelişmiş olup bu tekniklerin serbest radikal temizleme (scavenging), hidrojen verici, singlet oksijen söndürücü,metal iyonu bağlama esasına dayanan tekniklerdir. Balın antioksidan kapasitesinin ölçümünde iki farklı yöntem kullanıldı;Toplam polifenol içeriği, Demir (III) indirgeme/ antioksidan güç diye adlandırılan (FRAP) metodu.Balın antimikrobiyal aktivitesi tayininde ise 10 ayrı bakteri üzerinde agar kuyucuk yöntemi kullanılarak aktivite bakıldı.
Kestane Balı 2

BULGULAR ve TARTIŞMA :
Kestane ve Bayburt yaylasından toplanan çiçek ballarının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri incelendi. Kestane ballarının hem antioksidan hem de antimikrobiyal yönden yayla çiçek ballarından daha yüksek aktivite gösterdiği tespit edildi.
Ayrıca yapılan çalışmalarımızda balın rengi ile toplam fenolik madde miktarları arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edildi. Kestane balları diğer çalışılan ballardan renk olarak Oldukca koyu renkte idi.Rengin koyuluğu içerdiği polifenollerden ileri geliyor olabilir.Nitekim yapılan literatür çalışmalarında benzer sonuçlara rastlanıldı. Kestane ve yayla çiçek ballarının toplam polifenol madde içeriği. Polifenol tayini kateşin standardına göre tesbit edildi.Kestane ballarının polifenolik madde miktarları çiçek ballarından % 50 fazla bulundu. Kestane ve yayla çiçek ballarının toplam antioksidan kapasitesini gösteren demir (III) indirgeme kapasitesi (FRAP) değeri standart antioksidan olanaskorbik asit cinsinden hesaplanmıştır. Buna göre kestane ballarının toplam antioksidan kapasitesi çiçek ballarından yaklaşık % 60 oranında yüksek bulundu.
SONUÇLAR :
Çok zengin bitki florasına sahip ülkemizde değişik türde ballar üretilmektedir. Bu ballardan tek floralı bal olarak üretilen kestane balları antioksidan çalışılan çiçek ballarına göre antioksidan yönden oldukça zengin içeriğe sahip olduğu bulundu. Ayrıca antimikrobiyal aktivite cinsinden balın özelikle de kestane balının bakteri öldürücü etkisi olduğu da yine tespit edildi. Çalışılan 10 farklı bakteri türleri arasında Helicobacter pylori (Hp) karşı etkili oldukları tespit edildi. Bu bakteri midede gastrit ve reflu oluşumuna neden olan bir bakteri olduğundan kestane balı tüketimiile mide ülserlerinin oluşumu engellenebilecektir.
kestane balı ile çiçek balı arasındaki fark :
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nde yapılmış analiz'e göre. kestane balındaki. kalsiyum, potasyum, mangan ve bakır mineral oranları çiçek balına göre çok daha fazla.
kestane balı ile çiçek balı arasındaki fark :
Kestane balındaki çinko ve demir oranının çiçek balına göre düşük.Bir kilogram kestane balında demir 7,97 mg, çiçek balında ise 3.95 mg oranında bulunuyor.Bakır minerali kestane balında 0.44 mg, çiçek balında 0,32 mg oranında gözüküyor.Mangan oranı kestane balında 14,7 mg oranında bulunması, çiçek balında ise 2,0 mg kadardüşük gözükmesi dikkat çekiyor. Çinko oranı kestane balında 1.6 mg iken çiçek balında 4.4 mg oranında gözleniyor. Sodyum oranı kestane balında 41.9 mg oranında, çiçek balında ise 40.9 mg oranında bulunuyor. Potasyum oranı kestane balında 4 bin 850 mg olması dikkat çekerken, çiçek balında ise 998 mg olarak tespit edildi. Son olarak kalsiyumoranı kestane balında 426 mg iken çiçek balında 146 mg belirlendi."
KESTANE BALI NELERE İYİ GELİR…:
Adale Ağrıları, titremesi, uyuşmasının giderilmesine,Ağrı ve sancıların giderilmesine,Ağız yaralarının iyileştirilmesine,Akciğer hastalıklarının iyileştirilmesine,Bademcik iltihabının yok edilmesine,Bağırsak gazının, iltihabının giderilmesine,Baş, göğüs, karın ağrılarının giderilmesine,Baş dönmesinin giderilmesine,Bel ağrılarının giderilmesine,Beyin hastalıklarının iyileşmesine, felç ve sinir hastalıklarını gidermede,Cilt bozukluğunu, lekelerini gidermeye,Cinsel gücü artırmaya,Damar sertliğine, damar tıkanıklığını yok etmeye,Gözleri güçlendirmeye,Halsizliğin giderilmesine,Hazmı kolaylaştırmaya,Hafızayı güçlendirmeye,İştah açmaya,Kabızlığın iyileştirilmesine,Kalp çarpıntısını gidermeye,Kanın temizlenmesine,Kemiklerin kuvvetlenmesine,Nezle ve grip hastalığının tedavisine,Öksürüğün, nefes darlığının, astım hastalığının tedavisine,Romatizma ve siyatiğin tedavisine,Sarılık hastalığının iyileştirilmesine,Sedef hastalığının giderilmesine.
T.k.v.: bal örneklerinde sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, mangan, çinko, demir, fosfor ve bakır olmak üzere değişik 9 ayrı elementin analizi yapılmıştır.Analiz sonuçlarına göre Kestane balının sodyum (158.7 mg/kğ), potasyum (396.8 mg/kğ), kalsiyum (360.2 mg/kğ), mangan (6.92 mg /kğ) ve demir (78.1 mg/kğ)bakımından diğer bal örneklerinden daha iyi bir kaynak olduğunu anlaşılmaktadır. Buna karşılık magnezyum miktarı Yayla balında (120.6 mg/kğ) Çinko miktarı Narenciye balında (14.6 mg/kğ) Fosfor miktarı ise Haşıl balında (54.5 mg/kğ) değerlerinden daha yüksektir. Ayrıca Çam ve Kestane balındaki kül miktarının yüksek olduğunu ve bu balların koyu renkli olmaları dikkati çekmektedir. TKV TEKNİK ARICILIK DERĞİSİ EYLÜL 1987 SAYI. 13 SAYFA 25
kestane balı Özel bir baldır. :
Demir, kalsiyum, fosfor ve sodyum gibi mineraller ve vitaminler içerir. Kestane Balı'nın dolum aşamasında, ısıtma işlemi uygulanmaz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu vetedavi edici özellikler gösterir. Mideye iyi gelir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkilerisaptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır(Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.) Kestane balı doğal koşullarda, kendine özgü acımsı aroması ile çok özgün birbaldır. Özellikle hasta ve yorgun kişilerin tedaviyi destekleyici olarak kullanabileceği bir üründür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji ve kuvvet verir. Günlük 2 tatlı kaşığı kadar alınması yeterlidir.
Etkili bir bal olduğundan fazla alınması terleme ve baş dönmesine neden olabilir.Yöresel İsimleri: Halk arasında Deli bal olarak da bilinir. Bal; çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler.Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanılır. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%2-3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır.
ARI ÜRÜNLERİ GENEL BİLGİLENDİRME :
Apitherapy nedir?
APITHERAPY veya "arı terapi"
(API Latin apis Yunanca kelime anlamı "bakım hizmetinden
arı ve tedavi anlamına gelen") ürünleri bal arıları tarafından yapılan tıbbi kullanılan şeklidir. Bu tedavi Bee Sting Terapi da Bee olarak bilinen içerir venom Terapi. Balarısı ÜRÜNLERİ arı zehiri, bal, polen, arı sütü dahil, propolis, arı ekmek ve balmumu.
Tedavi etkileri şunlardır:
Multipl Skleroz (MS), artrit,yaralar, ağrı, gut, zona, yanıklar, tendinit ve enfeksiyonlar.
Bugün, insanlar giderek artan sayıda sağlık, tamamlayıcı formlarına Apitherapy gibi, bilimsel kanıtlar büyüyen dönüm olduğunu öne sürüldü, çeşitli arı ürünleri dolaşımı iyileştirerek iyileşmesi, inflamasyon azalan, teşvik ve sağlıklı bir bağışıklık yanıtı uyarıcı . iyileştirici olduğu anlaşıldı.
kestane balı Özel bir baldır. :
Demir, kalsiyum, fosfor ve sodyum gibi mineraller ve vitaminler içerir. Kestane Balı'nın dolum aşamasında, ısıtma işlemi uygulanmaz. Bal, bileşiminde bulunan çeşitli vitamin, mineral, organik asit ve enzimler nedeniyle sindirimi kolay, besleyici ve birçok hastalığa karşı koruyucu vetedavi edici özellikler gösterir. Mideye iyi gelir. Balın, bileşim maddelerince zengin oluşu nedeniyle özellikle sağlıklı yaşamda önde gelen gıda maddeleri arasında yer almaktadır. “Balın, difteri, boğmaca, verem, ülser, bazı cilt ve sinir sistemi hastalıkları gibi 500’e yakın hastalığın tedavisinde olumlu etkilerisaptanmıştır. Balın bilinen bu özellikleri sağlamasında, antimikrobiyel, antioksidan ve büyüme faktörü biyoaktivitesi gösteren bileşenler etkili olmaktadır(Yararları nedeniyle balın her gün düzenli olarak tüketilmesi önerilmektedir.) Kestane balı doğal koşullarda, kendine özgü acımsı aroması ile çok özgün birbaldır. Özellikle hasta ve yorgun kişilerin tedaviyi destekleyici olarak kullanabileceği bir üründür. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Enerji ve kuvvet verir. Günlük 2 tatlı kaşığı kadar alınması yeterlidir.
Etkili bir bal olduğundan fazla alınması terleme ve baş dönmesine neden olabilir.Yöresel İsimleri: Halk arasında Deli bal olarak da bilinir. Bal; çok uzun süreden beri tedavi edici ve tadlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Besleyici ve kuvvet vericidir. Mikropların üremesini önler.Yara iyileştirici etkiler gösterir. Çocuklarda sık görülen ağız iltihaplarına (aft, ağız yarası) karşı başarı ile kullanılır. Bileşim: Glikoz ve levüloz (%70-75), sakkaroz (%2-3), dekstrin ve vitaminler içerir. Bileşimi elde edildiği bölgeye ve balın çeşitliliğine bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Değerler ortalama aynıdır.
ARI ÜRÜNLERİ GENEL BİLGİLENDİRME :
Apitherapy nedir?
APITHERAPY veya "arı terapi"
(API Latin apis Yunanca kelime anlamı "bakım hizmetinden
arı ve tedavi anlamına gelen") ürünleri bal arıları tarafından yapılan tıbbi kullanılan şeklidir. Bu tedavi Bee Sting Terapi da Bee olarak bilinen içerir venom Terapi. Balarısı ÜRÜNLERİ arı zehiri, bal, polen, arı sütü dahil, propolis, arı ekmek ve balmumu.
Tedavi etkileri şunlardır:
Multipl Skleroz (MS), artrit,yaralar, ağrı, gut, zona, yanıklar, tendinit ve enfeksiyonlar.
Bugün, insanlar giderek artan sayıda sağlık, tamamlayıcı formlarına Apitherapy gibi, bilimsel kanıtlar büyüyen dönüm olduğunu öne sürüldü, çeşitli arı ürünleri dolaşımı iyileştirerek iyileşmesi, inflamasyon azalan, teşvik ve sağlıklı bir bağışıklık yanıtı uyarıcı . iyileştirici olduğu anlaşıldı.
Arıterapi.(apiterapi) : Arı ürünlerini sade veya karışım yaparak düzenli bir şekilde kullanılmasına (apiterapi yani arıterapi) denir.
ARISÜTÜ:
hücre yenileyici özelliği başta olmak üzere faydaları saymakla bitmez.
Arı sütü: yaklaşık %66 su, %14.5 karbonhidrat, %4.5 lipid, %13 aminoasit, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decanoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.
Tespit Edilmiş Faydalarından Birkaçı:
Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve çalışma isteksizliklerini gidererek organizmaya aktivite kazandırır. Enerji açığını kapatır.
Beyin performansı gerektiren durumlarda özellikle öğrencilerin sınav dönemlerinde daha başarılı olmalarında, yorgunluk ve endişe duymamalarında yardımcı olur.
Üstün hücre yenileyici özelliği nedeniyle yaşlanmayı geciktirir
ARI ZEHİRİ:
Arı zehiri tedavisi bazı romatizma ve eklem hastalıkları ile antikoagülan ve anti-enflamatuar özellikleri nedeniyle bir tedavi olarak kullanılır. Ayrıca insanlar böcek sokmasına karşı alerjisi hassasiyetini azaltmak için kullanılır. Ancak bu daha az canlı arı sokmasına kullanarak daha güçlü olabilir Arı zehiri tedavisi de Arı Venom Balsamı şeklinde teslim edilmelidir.
hücre yenileyici özelliği başta olmak üzere faydaları saymakla bitmez.
Arı sütü: yaklaşık %66 su, %14.5 karbonhidrat, %4.5 lipid, %13 aminoasit, B grubu vitaminlerinin tümüne ek olarak A, D, C, E vitaminleri, biyolojik aktif maddeler, önemli bazı mineral maddeler ve bir miktar da tespit edilemeyen maddeler içerir. Ayrıca 10 temel amino asitten (esansiyel) sekizini de (metionin, lösin, lizin, valin, fenil-alanin, treonin, triptofan, izolösin) doğal hormon ve enzimleriyle içermektedir. Metabolizma için çok önemli olan panteik asit (pantheic acid), asetilkolin (acetylcholine), protein, bağışıklık sistemini güçlendiren bir yağ asidi olan 10-HDA (10-Hydroxy-2 Decanoic Acid), sepanin asit (sepanine acid), hastalıkların iyileşme döneminden sonra sindirimi düzenlemek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit (oleic acid) içerir.
Tespit Edilmiş Faydalarından Birkaçı:
Yorgunluk, halsizlik, bitkinlik ve çalışma isteksizliklerini gidererek organizmaya aktivite kazandırır. Enerji açığını kapatır.
Beyin performansı gerektiren durumlarda özellikle öğrencilerin sınav dönemlerinde daha başarılı olmalarında, yorgunluk ve endişe duymamalarında yardımcı olur.
Üstün hücre yenileyici özelliği nedeniyle yaşlanmayı geciktirir
ARI ZEHİRİ:
Arı zehiri tedavisi bazı romatizma ve eklem hastalıkları ile antikoagülan ve anti-enflamatuar özellikleri nedeniyle bir tedavi olarak kullanılır. Ayrıca insanlar böcek sokmasına karşı alerjisi hassasiyetini azaltmak için kullanılır. Ancak bu daha az canlı arı sokmasına kullanarak daha güçlü olabilir Arı zehiri tedavisi de Arı Venom Balsamı şeklinde teslim edilmelidir.
POLEN :
BİLİM ADAMLARINA GÖRE POLEN VE POLENİN FAYDALARI :
Fransız Pr.Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde 26 kitap yazmış bir bilim adamıdır. "100 yıl dinç yaşamak"(Pour vivre cink fois vingt ans) isimli kitabında polenin faydalarını şu şekilde anlatıyor; "Polen harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende, vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı vedengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor.Kansızlarda, bir ay süre ile hergün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri, kandaki kırmızı küreciklerin, milimetre küpte, beşyüz bin arttığını gösteriyor. Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır. İç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah, öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, çay, kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz." Sağlık ve beslenme konularında 30 dan fazla kitap yazmış olan fransız Dr.Raymond Dextreit, "Le miel et pollen" (Bal ve polen ) isimli kitabında polenin faydalarını şöyle açıklıyor: "Değişik labaratuarlarda, özellikle Rusya vitaminler enstitüsünde birçok kez yapılan analizlere göre polen, vitan ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas'ın yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesi kurmaya yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan,zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, her gün yedikleri 2 kaşık polen le gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ilaç bulabiliyorlar. Şişmanlık ve zayıflık, ishal ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar. Salgı bezlerini ve hormanla sistemi uyarır. Polit, ince bağırsak ilthabı ve bağırsak kokuşmasında faydalıdır.Özellikle kolibasillere mikroplara öldürücü ve üremeyi durdurucu etkisi denenmiştir.
==================================================
BİLİM ADAMLARINA GÖRE POLEN VE POLENİN FAYDALARI :
Fransız Pr.Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde 26 kitap yazmış bir bilim adamıdır. "100 yıl dinç yaşamak"(Pour vivre cink fois vingt ans) isimli kitabında polenin faydalarını şu şekilde anlatıyor; "Polen harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende, vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı vedengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor.Kansızlarda, bir ay süre ile hergün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri, kandaki kırmızı küreciklerin, milimetre küpte, beşyüz bin arttığını gösteriyor. Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır. İç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah, öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, çay, kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz." Sağlık ve beslenme konularında 30 dan fazla kitap yazmış olan fransız Dr.Raymond Dextreit, "Le miel et pollen" (Bal ve polen ) isimli kitabında polenin faydalarını şöyle açıklıyor: "Değişik labaratuarlarda, özellikle Rusya vitaminler enstitüsünde birçok kez yapılan analizlere göre polen, vitan ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas'ın yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesi kurmaya yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan,zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, her gün yedikleri 2 kaşık polen le gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ilaç bulabiliyorlar. Şişmanlık ve zayıflık, ishal ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar. Salgı bezlerini ve hormanla sistemi uyarır. Polit, ince bağırsak ilthabı ve bağırsak kokuşmasında faydalıdır.Özellikle kolibasillere mikroplara öldürücü ve üremeyi durdurucu etkisi denenmiştir.
==================================================
PROPOLİS :
Propolis arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir. Arılar bu bitkilerden topladığı reçinemsi maddeyi arka ayaklarında kovana taşırlar. Balmumu ve bazı sindirim salgıları ile karıştırarak kovan içinde kullanırlar. Arılar propolisi kavak, meşe, kayın, okaliptus ağaçları ve çalılıklardan toplarlar.Arının arka bacağında taşıdığı propolis kovanda ancak diğer arıların yardımı ile boşaltılabilir. Arılar propolisi kovanda dip tahtası, çerçeve kenarları ve giriş deliği arkasında biriktirirler.
Propolisin Fiziksel Özellikleri
1. Renk: Bitki türüne bağlı olarak renk sarıdan koyu kahveye kadar değişir. 2. Propolis 60-70 0C de sıvı, 25-45 0C de yumuşak ve yapışkan, 15 0C altında ise katı kırılgandır. 3. Propolis etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür 4. Anti bakteriyal komponentler genellikle alkol ve suda çözülürler. 5. Propolis saf katı, sıvı, tablet, sprey, pomad, propolisli sabun, propolisli şeker vb. gibi birçok şekil ve formulasyonlarda pazarlanmaktadır.
Propolisin Yapısı ve Bileşimi
Propolis örneklerinde bitkisel kaynağa bağlı olarak 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır.
Bunlardan bazıları:
1. Flavonlar ve flavonoidler 2. Terpenler ve terpenoidler 3. Aromatik asit ve esterleri 4. Alifatik asit ve esterleri 5. Amino asitler 6. Alkoller 7. Aldehitler 8. Kalkonlar 9. Ketonlar 10. Hidrokarbonlar
Propolisin Faydaları Ve Kullanma Alanları
Anti-astımatik etki ve ağız spreyleri Anti romatizmal (Donadieu, 1979), etki Akciğer rahatsızlıklarında, Melanoma ve carcinoma tumor hücreleri tedavisinde, Doku yenileyici, Kapillar damarları güçlendirici, Anti diabetik, Fitoinhibitor, (Donadieu, 1979;Bianchi, 1991) Propolisin herhangi bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde propolisin bu yüzyılda keşfedilen " en mükemmel doğal ilaç" olduğu kabul edilmiştir.
Propolisin Tıpta Kullanımı
Antibiotic aktivite :
Gram positive bacteriae (Bacillus brevis, B.polymyxa, B.pumilus, B. sphaericus, B. subtilis, Cellulomonas fimi, Nocardia globerula, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides, Staphylococcus aureus ve Streptococcus faecalis) Gram negatives (Aerobacter aerogenes, Alcaligenes sp., Bordetella bronchiseptica, Escherichia coli, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa ve Serratia marcescens). Staphylococcus aureus ve Sptreptococcus mutans. (flavonoids galangine ve pinocembrine) Antioksidan aktivite :
Arthritis, Romatizma, Artrosis
Anti-fungal aktivite :
(cynamic acid ve flavonoid crisina).
Anestetik etki :
Kokainden 3-5 kez daha kuvvetli anestetik etki nedeniyle diş hekimliğinde kullanma (Ghisalberti 1979)
Antiprotozoan etki :
Trichomomas vaginalis (Scheller et.al., 1977). Giardia lamblia, (Towers et. al., 1990).
Antiviral aktivite :
erpes simplex tip 1 ve 2, adeno virus, corona virus, ve rota virus.,
Antikanser :
Propolisin yapısındaki cynamic asit ve terpenoidler sitotoksik activiteye sahiptir ve propolis intestin, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Dermatoloji ve Kozmetikte:
Antibakteriyel, antifungal ve Doku yenileyici
Propolis arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir. Arılar bu bitkilerden topladığı reçinemsi maddeyi arka ayaklarında kovana taşırlar. Balmumu ve bazı sindirim salgıları ile karıştırarak kovan içinde kullanırlar. Arılar propolisi kavak, meşe, kayın, okaliptus ağaçları ve çalılıklardan toplarlar.Arının arka bacağında taşıdığı propolis kovanda ancak diğer arıların yardımı ile boşaltılabilir. Arılar propolisi kovanda dip tahtası, çerçeve kenarları ve giriş deliği arkasında biriktirirler.
Propolisin Fiziksel Özellikleri
1. Renk: Bitki türüne bağlı olarak renk sarıdan koyu kahveye kadar değişir. 2. Propolis 60-70 0C de sıvı, 25-45 0C de yumuşak ve yapışkan, 15 0C altında ise katı kırılgandır. 3. Propolis etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür 4. Anti bakteriyal komponentler genellikle alkol ve suda çözülürler. 5. Propolis saf katı, sıvı, tablet, sprey, pomad, propolisli sabun, propolisli şeker vb. gibi birçok şekil ve formulasyonlarda pazarlanmaktadır.
Propolisin Yapısı ve Bileşimi
Propolis örneklerinde bitkisel kaynağa bağlı olarak 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır.
Bunlardan bazıları:
1. Flavonlar ve flavonoidler 2. Terpenler ve terpenoidler 3. Aromatik asit ve esterleri 4. Alifatik asit ve esterleri 5. Amino asitler 6. Alkoller 7. Aldehitler 8. Kalkonlar 9. Ketonlar 10. Hidrokarbonlar
Propolisin Faydaları Ve Kullanma Alanları
Anti-astımatik etki ve ağız spreyleri Anti romatizmal (Donadieu, 1979), etki Akciğer rahatsızlıklarında, Melanoma ve carcinoma tumor hücreleri tedavisinde, Doku yenileyici, Kapillar damarları güçlendirici, Anti diabetik, Fitoinhibitor, (Donadieu, 1979;Bianchi, 1991) Propolisin herhangi bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde propolisin bu yüzyılda keşfedilen " en mükemmel doğal ilaç" olduğu kabul edilmiştir.
Propolisin Tıpta Kullanımı
Antibiotic aktivite :
Gram positive bacteriae (Bacillus brevis, B.polymyxa, B.pumilus, B. sphaericus, B. subtilis, Cellulomonas fimi, Nocardia globerula, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides, Staphylococcus aureus ve Streptococcus faecalis) Gram negatives (Aerobacter aerogenes, Alcaligenes sp., Bordetella bronchiseptica, Escherichia coli, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa ve Serratia marcescens). Staphylococcus aureus ve Sptreptococcus mutans. (flavonoids galangine ve pinocembrine) Antioksidan aktivite :
Arthritis, Romatizma, Artrosis
Anti-fungal aktivite :
(cynamic acid ve flavonoid crisina).
Anestetik etki :
Kokainden 3-5 kez daha kuvvetli anestetik etki nedeniyle diş hekimliğinde kullanma (Ghisalberti 1979)
Antiprotozoan etki :
Trichomomas vaginalis (Scheller et.al., 1977). Giardia lamblia, (Towers et. al., 1990).
Antiviral aktivite :
erpes simplex tip 1 ve 2, adeno virus, corona virus, ve rota virus.,
Antikanser :
Propolisin yapısındaki cynamic asit ve terpenoidler sitotoksik activiteye sahiptir ve propolis intestin, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Dermatoloji ve Kozmetikte:
Antibakteriyel, antifungal ve Doku yenileyici
PROPOLİS : arıların bitki tomurcuk ve filizlerinden topladığı çok kuvvetli anti-viral, anti-bakteriyel,anti-fungal etkiye sahip yapışkan organik bir maddedir. Arılar kovan içerisindeki besinleri,yavruyu ve kendilerini çeşitli mikroplardan (virüsler, bakteriler, fungus) korumak için PROPOLİS toplarlar ve bununla kovan içerisini dezenfekte ederler. Kovan içerisinde kapalı bir ortamda 50,000-80,000 ergin arı bir o kadar da yavru (yumurta, larva, pupa) bulunmasına, kovan içi sıcaklığın (34°C) ve rutubetin (%40-%65) de virüsler, bakteriler ve funguslar için çok ideal bir ortam oluşturmasına rağmen PROPOLİS sayesinde hastalıklara yakalanmadan 80 milyon yıldan beri yaşamlarını sürdürmektedir. Kovan içerisine giren taşıyamayacakları kadar büyük canlıları da PROPOLİS ile kaplayarak bir enfeksiyon kaynağı oluşturmasını önlerler. Kovanın giriş deliğini kırık ve çatlakları PROPOLİS ile kapatarak mikroplarınkovana girmesini ve çoğalmasını önlerler.
PROPOLİS bir çok ilacın aktif maddesi olan bitkisel flavonoidler, antioksidanlar, biyolojik aktif maddeler ve terpenlerden oluşmaktadır. Yapılan çalışmalarda düzenli ve sürekli olarak PROPOLİS alınması durumunda sindirim, solunum ve dolaşım sistemindeki hastalık etmenlerini (patojenleri) yok ettiği, internal toksinleri vücuttan attığı saptanmıştır. Sentetik antibiyotiklerin aksine uzun süre PROPOLİS kullanımı zararlı bakterilerde direnç oluşturmamakta, yararlı bakterileri de olumsuz olarak etkilememektedir. Bu nedenle PROPOLİS ender bulunan geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir. Klinik çalışmalarda PROPOLİSin comedo, beriberi, shingles, zosfer psorias, deri ülserine karşı çok etkili olduğunu göstermiştir. PROPOLİS ayrıca ağız yaraları,periodonditis, diş ağrısı, rhinitis, mide ülseri, nefrit, idrar yolları enfeksiyonu, influenza, diare, polypus, malignant tümör (Kanser) ve diğer bir çok hastalıkta da başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.Özellikle Japonya'da yapılan klinik çalışmalarda 3 ay ile 1 yıl sürekli bir şekilde alınan PROPOLİSin, çeşitli internal kanser hücrelerinin devitalize ettiği saptanmıştır. PROPOLİS çeşitli kanser hastalıklarının önlenmesi ve tedavisinde de önemli rol oynamaktadır.
PROPOLİSin yapısındaki flavonoidler dolaşım sisteminde de önemli bir etkiye sahiptir. Kan pulcuklarının ve beyaz kürelerin konglomerasyonunu azaltmakta trombosisi önlemekte, damar sertliğini önlemekte, kan dolaşımını düzenlemekte, kan şekerini, lipit ve kolesterolü azaltmakta, kanı temizlemektedir. PROPOLİSteki flavonoidler ve terpenler oldukça kuvvetli antioksidan ve antisenilitik etkilere sahiptir.Unutkanlığa ve beyin damarları kireçlenmesine iyi gelmektedir. PROPOLİSin antioksidan etkisinin BHT den 2 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Sürekli PROPOLİS kullanımı lipitlerin peruksidasyonunu ve melanin sedimentasyonunu önlemekte, cytotoxinleri yok etmekte, vücut aktivesini artırmakta ve yaşlanmayı (deception) geciktirmektedir.
PROPOLİSin doğal bir inmunopotentior olduğu, bağışıklığı önemli ölçüde artırdığı, fagoçyte fonksiyonunu hızlandırdığı, vücudun antibody salgılayarak hastalıkları önlediği de bildirilmektedir. PROPOLİSin anestetik etkisi de olduğu ve ilaçların etkinliklerini artırdığı da söylenmektedir.
PROPOLİSİN HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ YOKTUR.
Ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde PROPOLİSin bu yüzyılda keşfedilen en mükemmel doğal ilaç olduğu kabul edilmiştir. Özetlersek, PROPOLİSin aşağıdaki hastalıkların tedavisinde destek olarak kullanılması önerilmektedir.
Ağız içindeki yaralar Kanser
Periodontitis Yüksek kolesterol, lipit,trigtliserit
Trachetis - Kalp yetmezliği
Diş ağrısı Damar sertliği
Helitosis Yüksek tansiyon
Ciltteki kaşıntı Varis
Beriberi Unutkanlık
Shingles Beyin damarları kireçlenmesi
Tinca corposis Diabet
Ülser Toksinleri atma
Yara ve kesikler Guatr
Comedo Prostat
Zosfer psorias Nefrit
Influenza İdrar yolları enfeksiyonu
Diare Faranjid
Polypus Rinit
Araştırma :İngiltere avrupa birliği 6 ay 2008 acıklamasında 2018 yılında ingiltere sınırlarında tek bir arı bile kalmayabilir.330 milyon dolarlık tarım endustrisi cokebilir. Dünyadaki üç trilyon dolarlık tarım ürünleri satişinın bir trilyon dolarlık kısmı hayati öneme sahip 115 üründen 87 sini arılar döllüyor.
ARI SOKMASINA KARŞI NE YAPMALI : Arının iğnesi deride kalmışsa bir cımbız yardımıyla iğneyi çıkararak amonyak,tentürdiyot veya potasyum permanganat eriği sürülmelidir.Amonyak sürülürse şişme önlenmiş olur.Arı sokmaları bazen zehirlenme veya alerjik tepkiler yaratır. Böyle durumlarda kalsiyum iğnesi yada doktorun vereceği panzehir ilaçlar yararlı olur. Hiçbir ilaç bulunmadığı zaman arının soktuğu yere tuzlu su sürmelidir.
Uyarı : Piyasada satılan balların pek çoğu kimyasal işlemlere maruz kalmaktadır. Arı kovanlarında parafin kullanılmaktadır. ayrıca arılara zarar veren haşerelere karşı kullanılan ilaçlar kansorejen madde içermekte ve balda kalıntı bırakmaktadır.
Bu Habere İlk Yorumu Siz Yapın